30.01.2008

Tarık Daşgün


Tarık, kaçırılan futbolcu ekolünün son temsilcilerindendi. Fenerbahçe'nin uğruna harcadığı 1,5 milyon dolarla Gençlerbirliği Türkiye standartlarının üzerinde bir tesise ve altyapıya kavuştu. O'nun Türk futboluna katkısı olmadı desek ayıp etmiş oluruz.

Yandaki haber 5 Haziran 1995'te Hürriyet gazetesinde yayınlanmış. O yıllarda Tarık'ın büyük futbolcu olacağını düşünüp haberi saklamışım. Cumaları kaçırmayan bir futbolcunun İstanbul gecelerinde sek sek sekeceğini tahmin edememişim anlaşılan. Şimdiki aklım olsa bir çırpıda anlarım :)

Bakın Korkut Göze hakkında neler yazmış: "Tarık manevi duygularla dolu bir genç. Alacağı transfer parasıyla anne ve babasını hacca göndereceğini söylüyor. Her maça dua ederek çıkar ve her hafta cuma namaza gider."

Tabi bunlar İstanbul'a gelmeden öncedeydi. İstanbul'a gelir gelmez transfer paraları hacca değil hatunlara ve İstanbul gecelerine gidecekti.

Fenerbahçe'de şampiyonluk bile gördü de kendisinin top oynadığı görülmedi. Otto Bariç, bundan bir cacık olmaz deyince de 3 yılını geçirdiği Fenerbahçe'den ayrılıp Anadolu turuna çıkmış buldu kendini.

Uzun süre gazetelerde görünmedi. 2 yıl önce bugünlerde doping kontrolü sırasında idrarında esrara rastlanınca yine manşetlerdeydi.

Bir ara Kıbrıs'a transfer olduğu haberleri ajanslara düştüyse de o günden beri izine rastlanmadı.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

işte usta gazetecısınız ya sızde ozamanlar konusmussunuz suandada oturdugunuz yerden laf sallamak kolay adam gıbı arastırında oyle yorum yapın gazetecı olucaksınız bıde

Adsız dedi ki...

adamı adam gıbı arastırın anadoludan gelmıss sız anadolu kafasıyla yasıyorsunuz hala ve ınsanlarda sızı okuyor ornek alınmak ıstıyorsanız tam arastırma yapın oyle yorum yapın kulaktan dolma seylerle yazı yazıp yayımlıyorsunuz bıde

Recep Hilmi Tufan dedi ki...

Ben hiç hatırlamıyorum bu adamı...