30.05.2008

Çarşı'nın Ardından


Youtube kapatılmadan önce boş zamanlarımda Çarşı'nın videolarını izlemekten keyif alırdım. Sadece "tribünlerde görmek istediğim görüntüler" değildi tabi ki sebebi.

Bir duruşu vardı Çarşı'nın. Anarşist bir duruştur evet. Belki de bu yüzden karşı oldukları şeyleri söylemeyi tercih ettiler. Sevdiklerini biliyoruz zaten.

Bir gün gezegenlikten çıkarılan Pluton'u sahiplendiler, başka gün ırkçılığa maruz kalan Eto'o'yu.

Ermeni sorunu bile Çarşı ile çözüldü Beşiktaş civarında. Alen'in bu ülkede sahiplenilmesi diasporacılara örnek olarak gösterilir mi bilemiyorum ama elimizde önemli bir kanıt olabilir.

Kabul etmek gerekir ki ülkemizdeki en yaratıcı tribün grubuydu. Onlar tezahüratları (çoğunu)yarattılar, diğerleri aynı tezahüratları kendilerine uyarladı. Futbol oyunu bir şovdur denir ya, sahada oyuncular şov yapamasa da Çarşı açığı onlar adına kapattı hep. Öyle an geldi ki, sahaya değil tribünlere kaydı gözümüz.

Yazdıklarım sadece bir futbolsever olarak gözlemlerim. Çok kötü yanları da olabilir Çarşı'nın bilemiyorum. Ama biliyorum ki İnönü'ye gittiğimde birşeyler eksik olacak artık.

4 yorum:

peralta dedi ki...

bilemiyorum anarşist yorumuna pek katılamayacağım. çoğu zaman olaylara sorunlara çok popülist yaklaşmıştır çarşı.

fenerbahçe cumhuriyeti kelimesini tartışacak kadar aptallaşılan bir dönemde, "türkiye cumhuriyeti beşiktaş jimnastik kulübü" vurgusu ve türkiye cumhuriyeti pankartıyla furyayı körüklemiş, popülizmin kralını yapmışlardır.

kombine bilet dedi ki...

haklısınız peralta, sözünü ettiğiniz pankartların anarşistlikle ilgisi yok.

o pankartlar belki popülistlik değil de rakibe cevap verme olarak görülebilir.

Adsız dedi ki...

Sonunda içindeki siyah beyaz ruhu gün ışığına çıkardın, bence dogru karar;)

kombine bilet dedi ki...

İsimsiz,
Herşeyden önce futbolseverim ben. Renkler ikinci pllanda kalır kimi zaman. Oyun ve oyunu güzelleştiren grupları ön plana çıkar. Çarşı'ya bakış açımı da bu çerçevede yazıya dökmeye çalıştım.
Gönlümdeki ruh hala/hep sarı-lacivert....