14.04.2008

Sınırsız Olmak


Herşey Şampiyonlar Ligi sınırlarının genişletilmesiyle başladı. Dünyanın en büyük 3 ligi İngiltere, İtalya ve İspanya'dan 4-5 takımın katıldığı bu büyüyen organizasyon "onlar" ve "diğerleri"ni yarattı. Sadece Şampiyonlar Ligi'ne katılarak kazanılan paralar yıllık bütçeleri dev boyutlara ulaştırdı. Bu süper elit takımlar ellerindeki maddi güçle dünyanın en büyük yeteneklerini kendi takımlarına kazandırdılar. "Diğerleri"ni fakirleştirirken "onlar" daha da zengin oldular. Takımlar turnuvadan turnuvaya koşarken, herhangi bir sakatlıktan ya da takımdan herhangi bir sebeple uzak kalma durumunda takım performansının etkilenmesine izin veremezlerdi. "Onlar" her geçen gün daha da vahşileşerek en iyi oyuncuları aldıkça aldılar.

Steven Gerard bir ropörtajında İngiltere'deki yabancı istilasının İngiliz futboluna zararından söz ediyordu. Rooney'nin Four Four Two dergisine verdiği bir ropörtajda O da takımında İngiliz futbolcuların yoğunlukta olmasının başarıya daha çok katkı yapacağını söylüyordu.

Ülkemizde ise Aziz Yıldırım, Zico ısrarla sınırsız yabancıyı savunurken Türk futbolunun geleceğini mi düşünüyorlar yoksa kendi geleceklerini mi? Peki ya UEFA?

Asıl korktuğum şey şu ki bundan 10 yıl sonra İtalyan futbolu, İspanyol futbolu diye birşey kalmayacak. Bütün dünya aynı tip oyun oynayacak. Zaten aynı tip kıyafetler giyiyor, neredeyse aynı yemekleri yiyor, aynı filmleri izliyoruz. Globalizmin futbolu da yutmasına az kaldı...

4 yorum:

Civilator dedi ki...

saygıdeğer blog yazarımızın yazdıklarına katılıyorum. elbette ülkelerin karakteristik özelliklerini muhafaza etmeleri bence de seyir zevki açısından, çeşit açısından çok önemli.

fakat şu vurgulanmalı ki bu durumun Aziz Yıldırım veya Zico'nun kararıyla bu noktaya gelmediği aşikar. günlerden bir gün Bosman isimli futbola katkısının varlığı veya yokluğu bile tartışılabilecek adı sanı bilinmez bir futbolcunun avrupa birliğindeki bir mahkemeye yaptığı başvuru ve bunun neticesinde hakimin vermiş olduğu karar bu olayların başlangıcını hazırladı. o zamana kadar benim hatırladığım avrupa takımlarının çoğunda 3-4 oyuncudan fazla başka herhangi bir millete ait oyuncu olmazdı. mesela milanın kazandığı avrupa şampiyon klüpler şampiyonasında sadece 3 malum hollandalı oyuncu vardı yabancı olarak.
bugün artık brezilya milli takımı bile eski havasında değil.

maalesef gerçek şu ki UEFA bu kriterlere göre bu ligi düzenlediğine göre aziz yıldırım ve zico sanırım bu konuda eşitlik istiyor.

ben sadece bu eşitlik istenmesi konusuna dikkat çekmek istedim.

aksilaz dedi ki...

hepsi kendı cıkarı ıcın turk oldu ve bunun ıcın oynuyor.kluplerınde işine geliyor tabi ki buda.ayrıca işin su yönü benim canımı sok sıkıyor.aurelio vederson nobre gibi siyahi oyuncuların milli takım forması gıymesi moral bozucu.

peralta dedi ki...

aksilaz'ı okuduktan sonra kombine bilet'in Eto'o yorumuna katılmamak mümkün değil, tüylerim ürperdi...

Ortega dedi ki...

Siyahi oyuncuların milli takımda oynaması sinir bozucu oluyorsa, orada bir durmak lazım Erman hocanın da dediği gibi. Neden sinir bozucu? Renklerinden dolayı mı? Öyleyse bu düpedüz ırkçılık.. Türk olmadığı için mi? Bu da yine ırkçılığa giriyor.. Bu oyuncuların vatandaşlık hakları bu. Şayet adam Türk vatandaşı olma hakkını veriyorsan, o zaman milli takıma seçilme şansını da tanıyacaksın.

Kendi çıkarları için Türk olma meselesine gelince; elimize bir adet samimiyet ölçer alıp, kulüp kulüp dolaşamayacağımıza göre, buna nasıl kanaat getiriyoruz ki?