Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.04.2009

Sivas-Trabzon


Sivas'ın tipik kontrollü oyunun bir kenara bırakıp maçın başından itibaren saldırmaya başlaması, Ersun Yanal'ı gafil avladı. Herkesin Sivas'tan beklediği en iyi yaptıkları şey olan kapanmaktı.

Trabzonspor 4-3-3 oynamaya çalışırken Yattara ve Alanzinho'nun geriye koşmaması onlara pahalıya mal oldu. Top rakipteyken hızlıca 4-5-1'e dönmek gerekirken 4-3-3'te kalınca kalesinde çok pozisyon gördü. Sivas'ın ise sezon başından beri en çok pozisyona girdiği maçlardan biri oldu. Öyle ki Hayrettin bu sezonki ilk golünü attı.

Bülent Uygun dersini iyi çalışmıştı ve Yanal'ı şaşırtmayı başardı. Ersun Yanal ise yaşadığı panik belki çekindiği şehir baskısıyla skoru değiştirebilecek Alanzinho'yu hemen oyundan almayı tercih etti. Bu belki de, "fark açılırsa beni şehre sokmazlar" hareketiydi.

Sivasspor'un geçen yıldan en büyük farkı kritik maçlarını kazanması oldu. Belki de bu farklılık onları şampiyon yapacak.

30.10.2008

Yine Mi?

Ersun Yanal'ın çalıştırdığı tüm takımlarda bir mağlubiyet serisi yaşanırdı.
Denizlispor'da, Ankaragücü'nde, Manisaspor'da - ki orada bitmek bilmemişti- görmüştük bu senaryoyu.
Hatırlarsanız Gençlerbirliği'inin galip gelemediği 8 maçlık seri olmasa o yıl şampiyon olabilecek kadar puan toplayacaklardı.
Medya bu durumu erken form tutmaya bağlarken, Yanal sakatlıklar ve dar kadroya bağlamıştı. İkisi de sebep olabilir de sorun çözümünün olmamasıydı bence.
Trabzonspor son 3 maçını kazanamayınca aklıma o günler geldi. Bir futbolsever; umarım yine aynı şeyler yaşanmaz demekten başka ne yapabilir ki?

11.05.2008

O Açıklama


1996 yılına dönmüşken Aykut'un o meşhur açıklamasına yer vermesem olmazdı.

Aykut bu ülkenin en centilmen oyuncularundan biriydi. Aykut'un gizli jübilesi başlıklı yazımda Aykut Kocaman'la ilgili düşüncelerimi yazmıştım zaten.

Trabzonspor'u yenip şampiyonluğu büyük ölçüde garantileyince Aykut meslektaşlarını da düşünerek bir açıklama yapmıştı. O zamanların başkanı Ali Şen kendisiyle farklı frekansta olduğundan fair play ödülü vermek yerine Aykut'u takımdan göndermeyi tercih etmişti.

Anlamsız Bekleyiş


Blog yazmaya karar verdiğim günlerde arşivimi karıştırırken rastlamıştım bu habere.Bugüne kadar saklamıştım ki son maçımızı Trabzonspor'la oynar şampiyon oluruz, ben de arşivimden bu haberleri çıkarır çarpıcı bir haber yaparım. Nereden bilebilirdim ki şampiyonluk şansı hala devam ederken Fenerbahçe'nin Trabzonspor'a yenileceğini?

Oysa 1996 yılında durum bambaşkaydı. Belki dünkü maça değil de 2 hafta önceki Galatasaray maçına daha çok benziyordu. Yenenin şampiyon olacağı bir maçtı. Fenerbahçe yenmiş şampiyonluk kutlamalarına başlamıştı. O günlerde Oğuzlar, Aykutlar, Rüştüler vardı kadroda. Sanki Onlar oynadıkları maçlara daha bir sıkı sarılıyorlardı, ne dersiniz?

11.04.2008

Hücum Futbolu


Pankartta;
Umut Yattara Gökdeniz
Olmazsa Ceyhun olmaz
Yana geri pas yapandan
Trabzon'a fayda olmaz
Futbolundan utandık
Korku ecele fayda olmaz
Arkanda 10 milyon
Taraftarın var hocam,
Hücum futbolu oynat...
Hücuuuummmmmmmmm...

Demiş Trabzonspor taraftarı. Bu mısralar tahmin edeceğiniz üzere Ziya Doğan'a yazılmıştı. Yönetim de taraftarın sözlerine kulak asmış olmalı ki, ülkenin hücum futbolu oynatmayı en çok seven teknik direktörünü getirdi başa. O'nunla işler beklendiği gibi gitmedi. Şimdi yeni arayışlar gündemde.

Sanırım sorun, hücum futbolundan ya da teknik direktörden daha derin mevzularda...