Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.11.2008

İronik


Arsenal karşısındaki Fenerbahçe fena halde geçen yılki Fenerbahçe'ye benziyordu. Hadi abartmayalım, geçen yılın orta halli oynayan Fenerbahçe'sine diyelim. Oyunun boyu olması gereken uzunluğa gelmişti en sonunda. Orta sahadaki o büyük boşluk doldurulmuştu.

Maçtan önce Alex'in yokluğuna üzülenlerin sıkıntıları maçta geçmiştir sanırım. O'nun yokluğu belki de ilk defa iyi sonuç getirdi.

Takımın en iyisinin Volkan, en kötüsünün Carlos olması ise tuhaf bir ironiydi.
Volkan'ı uzun zamandır bu denli konsantre görememiştik. Galatasaray maçında da böyle oynayıp taraftara kendini affettirecek mi acaba? Yoksa ayakları yerden kesilmiş mi olacak?

20.06.2008

Arsene Wenger Kupa Peşinde

En son 4 yıl önce şampiyon oldu.
En son 3 yıl önce FA Cup'ı kazandı.
Avrupa'da kupa aldığında yıl 1994'tü.
UEFA Kupası'nı kazanmaya çok yaklaşmıştı ama Galatasaray'ın O'na büyük bir sürprizi vardı.

Bu yıl transferde agresif davranıyor Arsenal. Zenit'ten Andrei Arshavin için 13 milyon £ parayı gözden çıkarmışlar. Eğer olursa bence süper transfer.

Adebayor, 24 milyon £ veren Barcelona'ya ya da Milan'a gidecek. Milan'a gitme ihtimali daha yüksek sanki. O'nun yerine Roma'dan Clichy transfer edilecek gibi gözüküyor.

Samir Nasri için ödeyecekleri rakam 12.5 £. Nasri, turnuvada 15-20 dakikalık periyotlarda oynayabildi. Bakalım Zidanelığını Arsenal'de konuşturabilecek mi?

Lehmann'ın yerine Fiorentina'nın kalecisi Sebastian Frey'i düşünüyolarmış.

Bu transferlerle Arsene Wenger önümüzdeki sezon istediği kupayı kaldırırsa, görevini tamamlamanın huzuruyla başka diyarlara göç edebilir. Bizim spor servislerine bolca haber olur.

4.05.2008

Arsenal Gerçeği


Arsenal, Premier League'de liderin 4 puan gerisinde ama Women's Premier League'i 3 yıldır domine etmiş durumda. Arsenalli kadın futbolcular yine şampiyonluklarını ilan ettiler.

Son 3 sezona baktığımızda sadece bu yıl Everton'la berabere kaldıkları maçta puan kaybettiler. Oynadıkları her maçı kazanan bu genç kadınların sırrı ne kulüplerinden finansal destek almaları ne de transfer ücretleri. Zaten hiçbiri transfer parası almıyor, maç başına aldıkları harçlık diyebileceğimiz parayla futbol hayatlarına devam ediyorlar. Onları bugünlere getiren en önemli şey tabii ki futbol sevgileri. Ama burada önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerek, 21 yıldır Arsenal Kadın Takımı'nın teknik direktörlüğünü yapan Vic Ackers. O'nun yönetiminde geçen 21 yılda Arsenal 10 Premier League şampiyonluğu yaşadı, 8 defa FA Cup'ı kazandı - yarın Leeds'i yenerlerse kupa sayısı 9 olacak.




1987'de bu görevin başına geldiğimde insanlar benim deli olduğumu düşünüyorlardı diyor Akers ve şöyle devam ediyor: " Kadınların maçlarına çok az insan ilgi gösteriyordu. Öncelikle insanların bakış açısını değiştirmem gerekiyordu. Bu nedenle rol modellere ihtiyacımız vardı. Bu yıl Kelly Smith'i (Arsenal'in golcüsü) kadromuza kattık. Tüm futbolcularımız saha içinde birer atlet gibi koşuyorlar. Bu da Onların oynadıkları oyunun başkaları tarafından kabul görmesinde önemli bir etken oluyor. Kızlar kendi oynadıkları oyunun saygı görmesinden başka bir şey istemiyorlardı ve sanırım biz bunu başardık."

Türkiye Süper Ligi'nde şampiyonluk yarışı sürerken ben şimdi niye bu yazıyı yazdım? Yazıyı kaç kişi okuyacak? Kaçımız burun kıvırıp Erman Toroğlu edasına bürünecek?