Soldan Sağa (üst sıra): Engin, Socienzki, Semih, Turan, Vokri, Oğuz (Alt sıra): Gerson, Ahmet Suphi, Ümit, Tanju, Müjdat
Yukarıdan aşağıya (balondakiler): Rıdvan, Aykut, Hakan
Yaşlandık mı ne, özlemeye başladım o günleri. Futbolun kirlenmeden önceki son halini ucundan da olsa yakalaybildiğim için şanslı sayıyorum kendimi. O zamanlar bi futbolcu için milyon dolarlar ödenmezdi. Tanju 150 milyon liraya transfer olmuştu Galatasaray'a.
Digiturk kutusuna bağımlı değildi futbolseverler. TRT 1'de dönüşümlü seyrederdik maçları. Söz sık sık "merkez stüdyolarımıza" bırakılırdı. Radyolarda maç arasında "Apikoğlu" diye bir firmanın reklam cıngılları dönerdi. Şimdiki gibi Finansbanklar, Oyakbank'lar yoktu.
Emlak Bankası'ydı Fenerbahçe'ye forma reklamı veren. Galatasaray ve Beşiktaş'ın formalarına reklam vermezsem batarım diye düşünmemişlerdi hiç.
Sanki herşey daha bir futbol kokuyordu o günlerde...
