Bir maç herkes elinden gelenin en iyisini yapıyor, koşuyor, mücadele ediyor; bir diğer maçta beyefendilerin dünya umurlarında olmuyor.
Aziz Yıldırım'ın tezine göre Zico takımda disiplini sağlayamadığı için geçtiğimiz 2 yıl boyunca bu görüntüyle karşılaşmıştık. Bunu baz alarak Aragones getirildi ama sonuç değişmedi. Sorunu teknik direktör- disiplin bağlamından farklı bir noktada aramak gerekiyor. Oyuncuların mantalitesini, profesyonellik anlayışlarını irdelerek işe başlanabilir. Genç yaşlarında parayı, şöhreti, Fenerbahçe formasını giyme şansını yakalamış bu oyuncuların - özellikle de Türk olanlarının- vurdumduymazlıklarını anlayabilmekte ben gerçekten zorluk çekiyorum. Kendilerine Yusuf Şimşek'in sözlerini hatırlatmakta fayda var: "Kapıcı bile olsanız Fenerbahçe'de kalmaya çalışın"
Ben dünkü maça geri döneyim. Sivasspor maçı, bu sezonun en beyaz maçlarından biriydi. Uğur Boral'ın attığı iki gol, Alex'in etkinliği bunu en önemli göstergelerindendi. Rıvan Dilmen'in sıkça dile getirdiği Uğur Boral'ın gol bulamama sorunu bu hafta çözülmüştü. Sebebi Carlos'un olmayışı mıydı, Uğur Boral'ın canının böyle istemesi miydi acaba?

Bu maçta Fenerbahçe'nin neden kazandığından çok Sivasspor'un neden kaybettiğine bakmak lazım. İki defa öne geçtiğiniz bir maçı kaybediyorsanız, gol yiyince bu kadar çabuk demoralize oluyorsanız ortada bir sorun var demektir. Gerçi burada Sivasspor'un Türkiye Cumhuriyeti futbol tarihinin en önemli olaylarından birini başardığını, bu heyecanın çok normal olduğunu kabul etmek gerekir. 3 yılda büyük takım olunmuyor, uzun yıllar aynı tempoda devam etmek gerekiyor. Sivasspor da büyük takım olmanın gereklerini henüz tam olarak yerine getiremiyor.
Sivasspor orta sahasını kalabalık tutup Fenerbahçe'yi en zayıf noktasından vurabilirdi, hedefinden şaşınca kalesinde alışık olmadığımız kadar çok poziyon gördü. Bildiğimiz defansif oyunun yerine daha açık bir oyun tercih edildi ve Fenerbahçe'nin yetenekli oyuncuları için bu bulunmaz bir fırsata dönüştü. Zaten defansif orta saha sıkıntısı çeken Fenerbahçe karşısında bu oyunla oynamak akılcı değildi.
Dün geceki galibiyetten sonra Fenerbahçe'de yine şampiyonluk sesleri yükselmeye başladı. Gençlerbirliği maçını mı ölçü alacağız yoksa Sivas maçını mı? Haftaya takım nasıl oynayacak sizce?
Bir hafta sonrasını kestiremiyorken 12 hafta sonrası hakkında olsa olsa temennide bulabiliriz.


İBB maçı oyunculara iyi bir ders olmuştu. Hacettepe, Osman Özdemir'i gönderdikten sonra lige havlu atmıştı gerçi ama yine de Fenerbahçe'nin bu denli oyuna asılması sık rastlanan bir durum değildi bizler için. 3-0'dan sonra Fenerbahçe bu skorun üzerine yatar dedik yatmadılar. İlk yarı bittikten sonra, ikinci yarı top oynamaz bizimkiler dedik, olmadı. Takım hırsla oyuna asılmaya devam etti.
Maçta gözleri Guiza'yı arayan oldu mu? Semih-Alex ikilisini izlemeyi özlemişiz. Ama neden 75'te İlhan girsin diye Semih oyundan çıkarıldı anlayan beri gelsin. 2 forvet oynatmamanın inatçılığı skor 7-0 iken bile devam edebiliyormuş.






