14.03.2012

Hatırlatma

Luther diyor kız Machiavelli,
Şampiyon biziz diyor Ali
Attığımız gollerden belli

Dizelerindeki Ali benim... Blogun seviyesi hiç bu kadar dűşmemişti :)
Bir nevi gurbette İbrahim Tatlıses modu on durumu.

9.03.2012

Dutt Guordila'ya Ne Dedi?

Barcelona-Bayer Leverkusen maçının son dakikalarında Dutt, Guardiola’nin yanına gidip bir şeyler söyledi. Ne dediğini bilmiyorum ama aklından geçenlerle ilgili bir tahminim var:

Butt: - Ben burda takım maç kazansın diye yırtınıyorum, sen orda hiçbir şey yapmadan tarih yazıyorsun.
Guardiola: - Hiçbir şey yapmıyorsun demen haksızlık olur. Her antrenmandan sonra aynanın karşısına geçip karizmatik görűnme teknikleri űzerine çalışıyorum.

7.03.2012

Hayatım Futbol 8 Mart Sayısı

Kadınlardan Topuk Pası

Hayatım Futbol Dergisi’nin 23. Sayısı çok farklı!!!! 8 Mart Dűnya Kadınlar Gűnű’ne özel, 8 Kadın yazar; kadın futbolu, kadın taraftarlar, kadın futbol yıldızlarını kaleme aldılar.

8 kadın yazardan biri de tahmin edebileceğiniz űzere űnlű dűşűnűr ‘ben’!!! Fatmire Lira Bajramaj'ın műlteciden dűnya yıldızlığına uzanan hayatını kaleme aldım .

6.03.2012

Tribűn Őzlemi




Gurbette olmanın en zor yanı ne biliyor musunuz? Cezalı maclarda, alakalı alakasız bűtűn kadınlar stadyumda, ben burda uzakta. (Bu ceza olayı ayrı bır yazının konusu)


Tűrkiye’de olsaydım, annemle yeğenimi de maça götűrűrdűm. Belki Edacık atmosferi görűnce Fener’li olurdu. Hmmm, şu da bir gerçek ki Beşiktaş-Trabzon maçına da giderdik. Fenerbahçeli kimliğimle değil de futbolsever kimliğimle. Sorumlu bir teyze olarak birinci önceliğim yeğenime futbolseverliği öğretmek olmalı, değil mi ama?


Bűyűk ihtimal Galatasaray maçından sonra yine ceza alacağız. İlk iç saha maçımızı yine kadinlar ve çocuklar önűnde oynayacağız Ben yine aynı şekilde hayıflanıp, keşke orada olabilseydim diyeceğim.

Turkce Karakterim Yok



Yurtdisindayim, gurbetellerde ailemden uzaktayim vs vs. Yok, bahanelerim ise yaramadi. Bay B.'den uyariyi yedim.

Turkce karakter olmadan yazdigim yazilarin okunmasi zormus. E ama klavyemde Turkce harfler yok ki. Yoksa benim gibi, emesen'i mesene diye okuyan biri boyle yazi yazar mi hic.

Artik napalim. Mecbur Word'un sembollerinden faydalanacagiz.

Unlu dusunur "ben" hep ne derim: "Hayat zor"

14.02.2012

Sevgi



O’nunla ilk karsılasmam 5 yasındayken olmustu. 5 yasındayken O’nu gordugumde kalbim nasil atiyorsa 30 yasindayken de ayni sekilde atti. Her bulusmamizda heyecandan olecek gibi oluyordum. Ona olan sevgimi yillar eskitemedi.

Araya ayrilik girecegini bildigimiz haftalarda, daha sıkı sarilirdim ona. Daha bir sevkle karsina gecip onu izlerdim. Gun geldi annemi, babami karsima aldim onun icin. Gidemezsin, gorusemezsin dediler dinlemedim. Sogukta, karda, buzda onu bekledim, hasta oldum. Okulu kirdim, ogretmenlerimden azar isittim. Kimse beni durduramiyordu. Hastalikli bir ruh hali olarak tanimlayanlar, buyudukce gecer diyenler, zamani her seyin ilaci sananlar… Herkes bir seyler soyledi. Benim tutkum, sevgim hic degismedi. Buyudum, guzellestim, etrafimda ilgimi cekebilecek yeni sevgiler belirdi. Hepsine (haydi biri haric hepsine diyelim) sirt cevirdim. Butun planlarim O’na bagliydi.

Cocuk degilim artik, sorumluluklarim artti, benden beklenenler degisti. Ben degismedim. Hayatimin merkezinde O varken ben degisemiyordum. Dunyanin obur ucundan is teklifi aldim. Teklifi duyar duymaz aklima ilk O geldi. Uzaktayken de O’nu gorebilmenin yollarini aradim, neyse ki teknoloji caginda yasiyorum. Uzakta da olsam, saat farki da olsa ondan mahrum kalmayacagima emin olduktan sonra teklifi kabul ettim. Ona olan sevgime hic kimse engel olamazdi.

Son 7 ayda cok seyler yasandi. Cocuklugumdan beri tutkuyla bagli oldugum, vazgecemedigim, sıkılmadigim tek sey artik eskisi gibi degil. Birileri O’nu kullaniyor, baska birileri uzerine basiyor, digerleri ayakta tutmaya calisiyor. O’nu gormenin anlami degisti artik. Eskisi gibi sadece sevgi degil, O artik isyan da demek.

Bugun O’nun yaninda olabilmeyi cok isterdim ama maalesef cok uzaklardayim…

18.11.2011

Kahramanim Olur Musun?


Hem genc, hem guzel, hem de bu gece olsun istiyoruz… Ya genc, olmuyor, ya guzel olmuyor. Genc ve guzelini buluyoruz bu defa bu gece olmaz yarini bekle deyince poposuna tekmeyi vuruyoruz.

Dunyanin obur ucuna goc etmeden once bir Amerikan firmasinda calismistim. Sirketin Turkiye subesi, acildigi gunden itibaren Amerikalilarin akinina ugramisti. Amaclari bize surekli iyilestirme yontemlerini, sistemli calismanin kazandiracaklarini ogretmekti. Bizi iyi analiz etmis olmalilar ki ilk oturumun baslangic cumleleri tam da Turkiye gercegiydi: “Sistemsizlik kahramanlar yaratir. Bizim burada amacimiz kisiler degisse de yillar boyu ayni kalitede is cikarabilecek bir sistem yaratmaktir. Baslangicta zaman kaybi olacak, isler gecikecek. Biz bunun farkindayiz ve maliyetini goze aliyoruz. Biliyoruz ki bu maliyet bize yillar boyu surecek bir basari getirecek”

Oysa ki biz kahramanlarin ulkesiyiz.
Bitmeyen 10 numara arayislarimiz bu yuzden.
En sevdigimiz futbolcularin Hagi, Alex olmasi…
Sistem oyuncularina ‘duz oyuncu’ diye burun kivirisimiz…
Altyapinin umrumuzda olmamasi ama A takima en pahali transferleri yapmamiz...

Abdullah Avci Genc Milli takimla Avrupa Sampiyonu olduktan sonra O’nu terfi ettirmedik. Galatasaray PAF takimina gonderdik.
Bu tercihin uzerinden 6 yil gecmis. Madem Abdullah Avci bizim potansiyel A Milli Takim teknik direktorlerimiz arasindaydi, Fatih Terim’in yardimciligina getirilebilirdi. Fatih Terim’in devri bitince yerine O gelirdi. Sifirdan baslamak zorunda kalmazdik.

Olmazdi… Bizi hemen basariya ulastiracak dunyaca unlu birine ihtiyacimiz vardi. Beklemeye tahammuluz yoktu. Turk milli takimi icin 2012’ye gidememek kabul edilebilir bir sey degildi Bu mantikla 1928-2011 arasini kaybettik biz…

Cunku hemen o an olsun istiyoruz. Hem genc, hem guzel, hem de bu gece olsun istiyoruz… Ya genc, olmuyor, ya guzel olmuyor. Genc ve guzelini buluyoruz bu defa bu gece olmaz yarini bekle deyince poposuna tekmeyi vuruyoruz. Halbuki bir gece daha beklemeye tahammulumuz olsa… Yok…

16.11.2011

Nice Yeni Baslangiclara

1989 yilinda bugun. Turkiye Sovyetler Birligi dunya kupasi grup eleme macinin oldugu gun. Nasil buyuk bir heyecanla mac saatini beklemistim… Eger yenersek Italya 90’a gidecektik. Ah o kaybettigimiz Izlanda maci olmasa… Hep boyle oluyordu kolay maclari kaybediyor, zor olanlari kazaniyorduk. Sovyetler Birligi zorun da otesinde bir rakipti. Yenmemiz imkansiz gibi bir seydi ama ben yine de umitliydim.

O gun aslinda sadece bir mac gunu degildi. Annemin dogum gunuydu. Ama mac annemin dogum gununden cok daha onemliydi benim icin. Nasil olsa her yil annemin dogum gunuydu. Boyle onemli bir mac her yil olmuyordu. Kutlamamistim annemin dogum gununu. Maca odaklanmistim. Yillar sonra o gunu hatirladigimda acaba uzulmus mudur diye soruyorum kendi kendime? Cocukluguma mi vermistir acaba? Ya ici burkulduyda? Tamir edebilmis miyimdir acaba 22 yilda? Aradan gecen onca yil benim hayattaki en buyuk tutkumu degistiremedi. Ama beni degistirdi…


Yillar sonra bugun… Yine bir milli mac var. Yine imkansizin pesindeyiz. Ve yine annemin dogum gunu. Saati sabahin 2’sine kurdum. Bu defa mac izlemek icin degil annemin dogum gunu kutlamasina internetten de olsa katilabilmek icin. Annemin yaninda olup O’na sikica sarilabilmeyi o kadar isterdim ki… Aslinda O’nu cok ozledigimi, uzakta gecen hayatin ne kadar zor oldugunu soylemek isterdim. Ama sustum. Turkiye’ye gitmeme cok az kaldi gibi bir seyler dedim. Bogazim dugumlendi. Gozume bir sey kacti...


Mac mi? Macla ilgili en guzel yorumu gecenlerde Bilgin Gokberk yapti. Surekli sifirdan basladigimiz icin sifirdan fazla uzaklasmiyoruz.

14.10.2011

Basariya Ulasmanin Yolu

Amerika’dan is arkadaslarim Istanbul’a geldiginde onlari Taksim’e goturmustum. O gun Galatasaray’da ogretmen maaslarinin protesto edildigi bir eylem vardi. Iclerinden biri ogretmen maaslari cok yuksek oldugu icin mi protesto ediliyor diye sordu? Saskinlikla afallama arasinda kalmistim. Diyemedim ki biz ogretmenlerimize 3 kurus maas veriyoruz. Ve onlardan harika nesiller yetistirmelerini bekliyoruz.


Hiddink mac sonu konusmasinda tam da bundan soz ediyor aslinda. Almanya’ya yenildigimiz icin kizacaginiza altyapiya onem verin diyor. Altyapi hocalarina, futbol okulu antrenorlerine en yuksek maaslari verin. Bakin Almanya siz Turkler’den dunya yildizlari yaratiyor. Cunku onlar temelden iyi egitiyorlar, diyor. Ustu kapali bir sekilde sizin oyunculariniz iyi yetistirilmemisler bir de ustune tembeller anafikrini veriyor.


Hamit de Almanya maci sonrasi 6 aydir futbol oynamadigi halde ekip arkadaslariyla arasinda kondisyon farki olmadigini soyledi. O da kibarca Turk futbolcusunun yeterince calismadigindan soz etti. Turkcesi cok iyi olmadigi halde oyle seyler soyledi ki, tum spor programlari defalarca onun sozlerini yayinladi, uzerinde saatlerce konusuldu. Cunku Hamit, bizim hic de alisik olmadigimiz bir analiz yapmisti. Bu analizleri Turkiye’de yetisen oyunculardan niye duyamiyoruz diye sorarsaniz bkz ilk paragraf…


Yani isin ozu cok net:


1- Egitim sart


2- Basariya ulasmanin en kolay yolu calismak.