Sabah erkenden işe gelmemin sebebi, gazete okumak ya da yazı yazmak değildi elbette. Ama Bilgin Gökberk'in yazısını okumaya başlayınca bırakamadım. Çok güzel anlatmış Lincoln'ü..."Cazip, çekici, dikkat çeken kadınla her şey olunur, huzurlu olunmaz. İyi laftır. Aklınıza ne geliyorsa olursunuz onla.Huzurlu olamazsınız.Ve...Bu tip kadınlar bir iki kere çıkar hayatta karşınıza. Ne kadar kalırlarsa sizde, ne kadar tutabilirseniz onları,hiç tatmadığınız ,hiç bir kadının tattıramayacağı duyguları tadarsınız. Huzur hariç.
Galatasaray’ın başına bu 10 belasını saran Hagi. Bir kere onun -10’un- tadını aldı Galatasaraylı. Alıştı. 10 sene bir 10 aradı, onu aradı, bulamadı, gibisini aradı. Bulamadı. Gibisinin gibisini buldu. Lincoln’ü. 10 dakika huzurlu olamıyor. 10’lar böyle. Cazip, çekici, dikkat çeken kadınlar gibi. Gibileri de...Gibilerinin gibileri de..."
Dünyada 10 numara kalmamışken, biz 10 numaraların peşinden gitmeye devam ediyoruz. Bugün herkes aynı şeyi konuşuyor, maç 2-0'a gelince Bülent Lincoln'ü çıkarsaydı... Yerine kimin gireceği konusunda herkesin başka bir önerisi var, Lincoln'ün çıkması gerektiğinde herkes hemfikir. En kritik maçında, Galatasaray "özelinde" en kritik dakikalarda, çıksın Lincoln. Sorgulanması gereken Lincoln mü, 10 numara kavramı mı, hala Hagi bulma çabası mı bilemiyorum...




İBB maçı oyunculara iyi bir ders olmuştu. Hacettepe, Osman Özdemir'i gönderdikten sonra lige havlu atmıştı gerçi ama yine de Fenerbahçe'nin bu denli oyuna asılması sık rastlanan bir durum değildi bizler için. 3-0'dan sonra Fenerbahçe bu skorun üzerine yatar dedik yatmadılar. İlk yarı bittikten sonra, ikinci yarı top oynamaz bizimkiler dedik, olmadı. Takım hırsla oyuna asılmaya devam etti.
Maçta gözleri Guiza'yı arayan oldu mu? Semih-Alex ikilisini izlemeyi özlemişiz. Ama neden 75'te İlhan girsin diye Semih oyundan çıkarıldı anlayan beri gelsin. 2 forvet oynatmamanın inatçılığı skor 7-0 iken bile devam edebiliyormuş.



