2.02.2009

Saraçoğlu'nda Maç İzlemek


Bu sezon daha hiç maça gitmedim. Sezon başında kombine bilet almaya kararlıydım, Emre Belözoğlu transferiyle vazgeçmiştim. Takım güzel futbol oynamıyor ama ben zaten futbolseverim. Fenerbahçe kötü oynasa da ben futbolsever kimliğimle maça giderdim. Gidemiyorum...

Basında hiç yer almasa da Saraçoğlu eski Saraçoğlu değil. Aslında AZ Alkmaar maçıyla birlikte tribünler değişmeye başladı. O gün Esenler grubuyla GFB'nin arasında çıkan ve bıçak yaralarıyla son bulan olaylara şahit olmuştum. Bu olay "bizim stadımız"da da olabileceğini göstermişti.
Antep maçında da Sefa'nın stada alınmaması yüzünden yine ortam gerilmiş. Bu linkte, olanlar çok güzel bir üslupla anlatılmış: http://rakamla10.blogspot.com/2009/01/gfb-ve-kodamanlar.html

Sezon başında GFB'yi Migros'tan alıp diğer tribünlere dağıtmak GFB'nin gücünü azaltmadı maalesef. Bütün tribünlerin karışmasına sebep oldu.
En çok stadımızla övündük son yıllarda. Candan Erçetin konserine gider gibi gidilirdi bizim stada. Bu durum değişmesin.

Ben maça gitmeyi özledim...

Komşunun Tavuğu

Baros'un gollerinin yanında Guiza'nın kaçırdıkları bu aralar sohbetlerin en çok konuşulan konusu. Ne zaman arkadaşlarla oturup futbol muhabbeti yapsak hep aynı şeyleri duyuyoruz. Baros 20 tane gol atmış. Guiza'nın gol sayısı Lugano'nun gollerinden fazla mıymış?

Geçen yıl Kezman gol atamıyordu, bu yıl Guiza. Fenerbahçe de en az Baros kadar iyi forvetler aldı. Anelka, Kezman, Guiza... Hiçbiri olmadı, hiçbiri taraftarı tatmin etmedi. Üstelik hepsine inanılmaz bir sabır gösterildi.

Antep maçında Semih'in süper pasını Guiza'nın kaçırınca, gitsin bu adam dedim. Sonra Kezman geldi aklıma. Bu işte bir terslik yok muydu?
Geçen yıl Deivid ve Semih gol açığını kapattığı için durum bu kadar vahim değildi. Bu yıl her ikisi de sakatlanınca takım pozisyon üretemez oldu. Bulunan pozisyonlar da hep harcandı.
Ya forvetlerde sıkıntı var ya da oyun anlayışında...
Yoksa sorunumuz Alex mi?

28.01.2009

Dünyanın En İyisi


Marta yine Dünyanın en iyi kadın futbolcusu seçildi.

Üçüncü defa FIFA Yılın Kadın Futbolcusu ödülünü alan Marta önümüzdeki sezon Umea'dan ayrılıp Ameika'nın yolunu tutacağını açıkladı. Kulübüne teşekkürlerini iletmeyi de ihmal etmedi tabii ki.

Sonunda konuşulanlar gerçeğe dönüştü ve Amerika'da profesyonel futbol ligi kurma çalışmaları tamamlandı. Normal olarak ilk işleri Marta'yı transfer etmek oldu. (Lyon başkanı Jean-Michel Aulas ne demişti? Brezilyalı oyuncuları transfer edin, Onlar dünyanın en iyileri. http://kombinebilet.blogspot.com/2008/01/lyon-vs-fenerbahe.html) Marta'nın, 5 yıldır formasını giydiği Umea'yı bu uğurda bırakmasına şaşırmamak gerek.

Marta, Umea'yla bir UEFA kupası, 4 lig şampiyonluğu kazanmıştı. Amerika'da da benzer başarıları yakalaması pek de zor olmayacaktır. Tanrı Brezilyalıları bu kadar yetenekli yaratırken acaba diğerlerine haksızlık ettiğini düşünmedi mi hiç?

Benden bir tavsiye: Eğer şimdiye kadar izlemediyseniz, Marta'yı futbol oynarken izlemenin keyfine varmalısınız. Gerçekten harikalar yaratıyor.

1.01.2009

Gullit&Rijkaard


Gullit ve Rijkaard'ın babası profesyonel futbolcu olabilmek için birlikte Hollanda'ya göç ederler. Kendileri futbolda pek de aradıklarını bulamazlar. Neyse ki oğulları devreye girer. Tıpkı kendileri gibi çok iyi arkadaş olurlar.Üstüne bir de onların yapamadığını yapıp futbolda yükselirler...

Kadın Futbolu - Dünyanın En Çok Gelişen Sporu


90'lı yıllardan bu yana futboldaki en büyük değişim kuşkusuz kadın futbolunun gelişimiydi.
20.yüzyılın büyük bir kısmında İngiliz Futbol Birliği tarafından uygulanan yasağın kalkmasıyla, kadın futbolu 30 milyon futbolcusuyla dünyanın en çok gelişen sporu oldu. Fakat, halen Dünya Kupası maçları dahi çok az ilgi çekiyor. Amerika'da 2003 yılında ilgi azlığından dolayı liglere 1 yıl ara verildi.

Bu bir paradokstu aslında: Kadınlar futbol oynuyorlar ama onu izlemiyorlar. Olaya daha genel bakarsak kadın-erkek çok az insan kadınların yer aldığı spor aktivitelerini takip ediyor. Kaçımız WNBA izliyoruz? İstesek de izleyebilir miyiz? Gazetelerdeki spor sayfaları erkeklere ait, araştırmalar gösteriyor ki spor sayfalarının %90'ından fazlası erkeklere adanmış durumda.

Ne zaman kadın sporcularla ilgili bir haber yapılsa, bu haber genellikle güzellik üzerine kurulu oluyor. Veya ciddi bir tarzla yazılmış : " Kadın futbolu genelde yok sayılıyor. Ama Jane Smith çok yetenekli bir forvet ve hiç para kazanmamasına rağmen erkekler kadar çok çalışıyor" tandansında sıkıcı makaleler yayınlanıyor.

Belki de erkek muhabirler kadın futboluna bir şans vermeliler. Sonuçta insanlar kadın futbolunu ancak medya ondan söz ederse takip edebilirler.

Öte yandan New York Barnard College'de spor tarihi öğretim üyeliği yapan Kathryn Jay, çok az okuyucunun kadın spor aktivitelerinden haberdar olmak istediklerini düşünüyor: "Çoğu kadın okuyucu erkek takımlarıyla daha çok ilgileniyor. Spor çok uzun yıllardır erkek kimliğini anlamanın, erkek olmanın bir yoluydu. Kadın sporunun, belki biraz tenis biraz da golf dışında zaman böyle bir misyonu olmadı." Şimdilerde, bu durumun değişmeye başladığını da eklemeyi ihmal etmiyor, Jay.

Bugün bile, erkekler kendilerine rol model olarak bir atleti seçebiliyorken, kadınların önlerinde Madonna veya Jennifer Aniston'dan başka rol model bulunmuyor.

Mutlu Yıllar

Manchester United'ın Fransız defans oyuncusu Patrice Evra, Hull City forveti Daniel Cousin'in üzerinden akrobatik bir hareketle atlarken...
Guardian'da 2008'in en iyi spor fotoğraflarından seçilmiş...
Bu vesileyle herkese mutlu yıllar...

Kadınlar Ligi'nde Gazi Üniversitesispor Liderliği Kaptırdı





Bayanlar 1. Futbol Ligi'nde Gazi Üniversitesispor deplasmanda Trabzonspor'a 1-0 yenilince yeni lider averajla Sakarya Güneşspor oldu. Geçen yılın şampiyonu Gazi Üniversitesispor bu sonuçla 3. sıraya yerleşti.

4. Haftanın sonuçları şöyle:

Mersingücü Cengiz Topelspor:12 Zeytinburnuspor:0
Bucaspor:8 Yalıspor:1
Trabzonspor:1 Gazi Üniversitesispor:0
Sakarya Yenikent Güneşspor:2 Konak Bel:0
Kartalspor:2 Mersin Camspor:1

22.12.2008

Kadınlar Futbol Ligi 3. Hafta Sonuçları




Kadınlar 1. Ligi 3. hafta karşılaşmaları 21 Aralık Pazar günü oynandı
Sonuçlar şöyle:

Mersin Camspor 0 - 3 Sakarya Yenikent Güneşspor
Yalıspor 1 - 2 Mersingücü Cengiz Topelspor
Zeytinburnuspor 1 - 3 Kartalspor
Gazi Üniversitesispor 2 - 1 Bucaspor
Konak Bel. 0 - 1 Trabzonspor A.Ş.

Bu sonuçlara göre geçen yılın şampiyonu Gazi Üniversitesispor 9 puan ve averajla liderliğini korurken, 3'te 3 yapan diğer takmlardan Sakarya Yenikent Güneşspor 2. , Trabzonspor A.Ş. 3. olarak haftayı tamamladı.

30.11.2008

Ucuzculuk


Rakip 9 kişi kalmış...
Üstelik kırmızı kartlar saçma sapan...
3-1 galipken top sektirmek nedir?
Ben kendimi bildim bileli top sektiriyorum - ki yetenek özürlüyümdür.
Hani Ronaldinho'nun yaptığı gibi güzel bir hareket yapsan anlarım da bu cidden ayıp oldu.
Nasıl böyle bir şeye tenezzül eder ben anlayamıyorum...

Derbiler Kazanılıyor

Fenerbahçe derbi maçlarını kazanıyor. Aragones rahatlıyor. Bu Fenerbahçe için iyi mi oluyor kötü mü oluyor bilinmez ama en azından taraftarın gözünde artı puanlar geliyor.
Fenerbahçe kaybetseydi Aragones'in de Guiza'nın da işi bundan sonra bayağa zor olacaktı. Zira öyle gol kaçar mı?

Beşiktaş kaybetti, oyuna Holosko'suz başlamak Musta Denizli'nin başına bela oldu. Korkaklıkla bile suçlandı. Fenerbahçe defansının arkasına atılan her topun tehlike oluşturduğunu düşünürsek Holosko'nun olmayışı ya da oyuna geç dahil olması Fenerbahçe için avantaj oldu. Tek önliberolu Fenerbahçe de Beşiktaşın avantajıydı.

Beşiktaş'ın defans göbeği kötü tamam da Fenerbahçe savunması da bu maç pek iyi sayılmazdı. Kalecilerin asistleri zaten her şeyi ortaya koydu.

Cisse'nin ilk sarısı bence de doğru değildi. Galatasaray-Hacettepe maçını izledikten hakem hatalıydı demek ayıp olacak. O yüzden bu konuda çok yorum yapmayacağım.